İlişkilerde tartışma kaçınılmazdır!
İlişkilerde yaşanan tartışmalar çoğu zaman yalnızca o ana ait değildir. Biriken kırgınlıklar, anlaşılmama hissi, özellikle ifade edilemeyen ihtiyaçlar ve zamanla artan duygusal mesafe çok küçük bir olayı büyük bir tartışmaya döndürebilir. Artık birbirimizi anlamıyoruz düşüncesini güçlendirir.
Birçok çift tatışma sırasında aslında çözüm bulmaktan ziyade kendini savunma içerisinde bulur. Ses tonu yükselir, geçmiş konular tekrar tekrar açılır ve suçlamaların artmasıyla konuşma mücadeleye dönüşür. Bu süreçte kişi yalnızca karşı tarafın söylediklerine değil, kendi kırgınlıklarına da tepki vermeye başlar. Böylece iletişim kurmak yerine birbirini inciten bir döngüye oluşur.
Tartışma yönetimi, tam da bu noktada devreye girer. Çünkü tartışma sırasında yalnızca sözcükler değil, beynin stres sistemi de devreye girer. Beden ''tehdit algısı'' geliştirebilir. Kalp ritmi hızlanır, stres hormonları artar ve kişi kendini koruma moduna geçer. Bu durumda bireyler çoğu zaman anlamaya değil, savunmaya odaklanır. Bu nedenle tartışmalar sırasında söylenen birçok kırıcı fade, çoğu zaman duygusal yoğunluğu kontrol edilememesiyle ilişkilidir. Amaç, tartışmaları tamamen ortadan kaldırmak değil; onları daha güvenli ve yapıcı bir iletişim biçimine dönüştürebilmektir.
İyi bir iletişimde;
suçlamak yerine duyguları ifade edebilmeye odaklanabilir,
haklı çıkmak için harcanan çaba, birbirini anlamaya yöneltilebilir,
öfke yerine ihtiyaçlara değinilebilir,
karşı tarafı etkin biçimde dinleme ve tartışma anında duygusal becerileri geliştirmeyi öğrenebilir.
Asıl amaç, iletişim becerileri geliştirilerek en yoğun tartışma sırasında dahi süreci yönetebilir hale getirmektir.
🙃 Dipnot: Süreçte haklı olanı bulmuyoruz, sürdürülebilir iletişim becerilerini geliştirmeye odaklanıyoruz.
⚫ İZMİR PSİKOLOG ⚫ KARŞIYAKA PSİKOLOG ⚫ BAYRAKLI PSİKOLOG